İçeriğe geç
Cosmo HomeBağımsız yayın · mağaza değildir, satış yapmaz
Cosmo Home

Güzellik, ev, moda ve alışveriş üzerine bağımsız yayın

Hediye ve Alışveriş

Aslında Hiç İndirim Olmayan Yüzde 25 İndirim

Reklam Kurulu, yüzde 25 indirimle tanıtılan bir ürünü inceledi. Kurul, indirim öncesi fiyatın, kampanyadan önceki 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyat olmadığını tespit etti. Etikette fırsat yazıyordu. Aritmetik başka bir şey söylüyordu. Bu karar, satın almadan önce indirimi kontrol etmenin neden paranoya olmadığını gösteriyor; gerçek bir fiyat indirimini bir pazarlama lafından ayıran tek şey bu.

9 Ekim 2026 · 5 dk okuma · Cosmo Home Redaksiyonu

Aslında Hiç İndirim Olmayan Yüzde 25 İndirim
Fotoğraf: Loco Steve from Bromley , UK · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Bu yazıda
  1. Düşük Olması Gereken Referans Fiyat
  2. Geri Sayım Sayacı Hiçbir Şey İfade Etmediğinde
  3. Kasada Karşınıza Çıkan Fiyat
  4. Türkiye Sahte İndirimleri Nasıl Denetliyor
  5. Satın Almadan Önce Üç Kontrol

Türkiye'deki tüketiciler, başka her yerde türeyen aynı taktiklerle karşılaşıyor. Yasa onlara şaşırtıcı derecede net bir ölçüt sunuyor. Küresel hukuk rehberi CMS Law'a göre, indirimli satış reklamlarında indirim öncesi fiyatın ve indirimin başlangıç ile bitiş tarihlerinin gösterilmesi zorunlu. Miktar sınırlıysa, bu da açıkça belirtilmeli. Kurallar giderek sıkılaşıyor ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde 2026'da yapılan bir değişiklik referans fiyat aralığını daralttı. Mallar için indirim öncesi fiyat artık indirimden önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat. Çabuk bozulabilen mallar ve hizmetler içinse indirimden hemen önce uygulanan fiyat. Bir hukuk bürosu değişikliği Temmuz 2026'da ayrıntılarıyla açıkladı. Dolayısıyla etiketteki o üzeri çizili eski rakam, ürünün kısa bir süreliğine iki kat pahalı olduğu uzak bir aydan cımbızlanmış bir sayı olamaz.

Düşük Olması Gereken Referans Fiyat

Türkiye'deki temel hukuki sınav basit: Etiket değişmeden hemen önce satıcı gerçekte ne kadar ücret alıyordu? 2026 değişikliğinden önce mevzuat, Reklam Kurulu'nun Eylül 2025 tarihli bülten özetinde belirtildiği gibi "Son 30 Günün En Düşük Fiyatı" ifadesini kullanıyordu. Birçok perakendeci indirim iddialarını bu 30 günlük çıpa üzerine kurdu. Sonra aralık daraldı. 2026 ortası itibarıyla, bugün indirime giren bir giyim ürünü, mağazanın önceki 10 gün boyunca uyguladığı en düşük fiyatla karşılaştırılmak zorunda. Bir somun ekmek veya bir temizlik hizmeti ise kırmızı etiket takılmadan hemen önceki fiyatla karşılaştırılmalı.

Bu, alışveriş yapanların eski bir "önceki fiyatın" dürüst olduğunu varsayamayacağı anlamına geliyor. Yasa, indirim öncesi fiyat ile indirimin başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıkça gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu üç parça—eski fiyat, indirim başlangıcı, indirim bitişi—olmadan reklam şeffaflık testinden geçemez. 354 sayılı toplantıdaki vakada, vitrinde gerçek gibi duran yüzde 25'lik tasarruf, kurul fiyat geçmişini kontrol ettiğinde çöktü. Mağaza son 30 günün en düşük fiyatını kullanmamış, kurulun daha sonra yanıltıcı bir indirim algısı olarak adlandırdığı durumu yaratmıştı.

Geri Sayım Sayacı Hiçbir Şey İfade Etmediğinde

Çevrim içi bir bilet platformu "5 dakikalık fırsat" saati yansıttı. Saniyeler tükendi. Alıcılar tıkladı. Süre dolduğunda fiyat değişmedi. Bu vaka karanlık tasarımlara dair bir notta yer alıyor ve kimse geçmişi kontrol edemeden hızlı bir karara zorlayan türden bir baskı taktiği.

Türk hukuku, indirimli mal veya hizmetlerin sayıca sınırlı olması durumunda miktarın açıkça belirtilmesini şart koşuyor. Kalan ürün sayısını vermeden "Yalnızca bugün!" diye bağıran bir afiş faydalı hiçbir şey söylemez. Yasa, satıcıların tüketicileri sınırlı stok konusunda yeterince bilgilendirmesi gerektiğini vurguluyor. Bir site satışta kaç adet olduğunu söylemeyi reddediyorsa, bu kıtlık muhtemelen raftaki bir gerçeklik değil, bir hikaye anlatma aracıdır. Geri sayım saati, zamanla sınırlı gerçek bir fiyatın kanıtı değildir; karşımıza çıkmaya devam edecek kadar çok alıcıda işe yaramış bir tasarım tercihinin kanıtıdır.

Kasada Karşınıza Çıkan Fiyat

Reklam Kurulu bülteninin incelenmesi çarpıcı bir anı ortaya çıkardı: Bir web sitesi ürün sayfasında 3.906,30 TL, tıklandıktan sonra ise 4.054,50 TL gibi başka bir rakam gösteriyordu. Bu sıçrama, gezinmeden ödemeye giden yolculukta hayatta kalamayan bir indirim izlenimi verdi.

Bir alışveriş rehberi gerçek dünya testini şöyle ortaya koyuyor: Ödeme ekranındaki fiyatı zaman içindeki olağan fiyatla, diğer mağazalardaki fiyatlarla ve kargo, harç ve vergilerden sonraki toplam maliyetle karşılaştırın. Eklenen ücretler tasarrufu silip süpürüyorsa, reklamı yapılan en düşük fiyat hiçbir şey ifade etmez. Son ekrana kadar ücretsiz olan kargo, yalnızca faturada görünen bir hizmet bedeli, daha yüksek bir matrah üzerinden hesaplanan bir vergi—tüm bunlar yüzde 30'luk bir manşeti cüzdanda eksi yüzde ikilik bir darbeye dönüştürür. Paket teklifler aynı işi daha sessizce yapabilir. İhtiyacınız olmayan bir kılıfla birlikte satılan bir telefon, toplamı iki ayrı ürünün toplamından daha düşük gösterebilir, ancak telefonun tek başına efektif fiyatı gizlenmiş olur. Türkiye'nin indirim doğruluğu testi olarak paket fiyatlandırmasına ilişkin henüz özel bir düzenlemesi yok, ancak aynı ilke geçerli: Etiketin telefonun geçen baharda tek başına alınması halinde ne kadara mal olacağını söylediğine değil, hesabınızdan ne çıktığına bakın.

Türkiye Sahte İndirimleri Nasıl Denetliyor

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu; tüketicileri aldatan, yanıltan veya gerçekte olandan daha yüksek bir fiyat indirimi algısı oluşturan indirimli satış reklamlarına idari yaptırımlar uyguluyor. Yasa yasaklanan uygulamaları sıralıyor: İndirim öncesi fiyatın gerçeğe aykırı sunulması, gerçekte indirim yokken tüketicilere indirim yapıldığının asılsız şekilde söylenmesi ve indirim olduğu belirtilirken tüketicilere indirimsiz fiyatlardan satış yapılması. Bu üç madde, kampanya döneminde ortaya çıkan numaraların çoğunu kapsıyor.

Kurulun 354 sayılı toplantı kararı münferit bir örnek değil. Hukuki özetler, reklamı yapılan "önceki" fiyatları kurum içi fiyatlandırma verileriyle aktif biçimde karşılaştıran bir denetleyici kurumu resmediyor. Bir satıcı yüzde 25'lik indirimi gerçek göstermek için referans fiyatı şişirdiğinde, kurul hızla harekete geçebiliyor. Kesin para cezaları ekonomiye göre değişiyor, ancak tablo ortada: Yanıltıcı indirim öncesi fiyatlandırma para ve itibara mal oluyor. Yasal mekanizma görünmez değil; etiketlerle donatılmış her vitrinin arkasında duruyor.

Satın Almadan Önce Üç Kontrol

İlk olarak, fiyat geçmişini çıkarın. Her şey için özel bir araca ihtiyacınız yok, ancak yüksek meblağlı ürünlerde son iki veya üç aydaki fiyatı gösteren bir takip aracı, mevcut rakamın gerçekten mi düşük olduğunu yoksa sadece öyle mi süslendiğini size söyleyecektir.

İkinci olarak, referans fiyatı ve geriye dönük inceleme dönemini tespit edin. Türkiye'de, 2026 değişikliği itibarıyla, çabuk bozulmayan bir malın indirimi son 10 gündeki en düşük fiyata bağlanmak zorunda. Mağaza daha eski ve daha yüksek bir "önceki fiyat" gösteriyorsa, indirim muhtemelen şişirilmiştir. Satıcıya sorun veya ilanda indirim tarihlerini ve karşılaştırmanın dayanağını kontrol edin. Türk kurallarına göre bunlar orada bulunmak zorunda.

Üçüncü olarak, yüzdeyi görmezden gelin ve kargo, harçlar, vergiler ve almayı planlamadığınız herhangi bir paket sonrasında faturadaki rakamı hesaplayın. Tıklama sonrası ulaşılan fiyat, geçerli olan tek fiyattır. Bu fiyat, hiç tantana yapmayan rakip bir mağazadaki fiyattan daha yüksekse indirim bulmuş sayılmazsınız. Bir vitrin süsü bulmuşsunuzdur.

Etiket yüzde 25 indirim vadediyor. Fiş gerçeği söylüyor. İkisinin arasında fiyat geçmişi, referans fiyat kuralı ve kasadaki nihai rakam duruyor. Bunları karşılaştırın; gerçek indirim, hesabınızda para bırakan indirimdir.

Okumaya devam